Dekûki Ve Kerametleri
Dekûki, iyi bir hale sahip, aşık ve keramet sahibi bir zattı. Yer yüzünde gökteki ay gibi seyreder dururdu. Gece yolcularının gönülleri, onunla aydınlanır, nurlanırdı. Bir yerde az otururdu, bir köyde iki günden fazla kalmazdı. “Bir evde, iki günden fazla otursam kalbimde oranın sevgisi alevlenir. Eve barka mağrur olmaktan çekinir, haydi ey nefis, zenginleşmek, bir şey elde etmek için sefere düş derim; imtihanda muvaffak olması için kalbimi hiç bir yere alıştırmam.” derdi. Gündüzleri yol yürür, sefer eder, geceleri ibadette bulunur, namaz kılardı. Halktan çekilmişti, fakat huyunun kötülüğünden değildi, bu. Halka şefkat gösterirdi, su gibi faydalıydı. Duası da Allah tarafından kabul edilirdi. Dekûki, fetvada adeta halkın imamıydı, takvada tapunu meleklerden bile çelmişti. Buna rağmen yine de Allah’ın has kullarını arardı. Zaten seferden asıl maksadı da buydu. Yola düştü mü: “Ya Rabbi, beni haslarından birisine ulaştır, ona arkadaş et.” diye dua ederdi. Bu onun daha ...